Site İçeriği
  · Ana Sayfa
· Anketler
· Arkadaşına Öner
· Haber Arşivi
· Hesabınız
· İçerik
· İstatistikler
· Konular
· Önerileriniz
· Özel Mesajlar
· Üye Listesi
 
Sitedekiler
 
Şu an sitede, 7 ziyaretçi ve 0 üye bulunuyor.

Henüz üye değilseniz, Buraya tıklayarak ücretsiz kayıt olabilirsiniz.
 
Arşiv
  Arşive girmek için tıklayınız  
İnsancıl
  ? Yayınlar
? Abonelik
? Atölye
? Bize Ulaşın
 
İnsancıl Gülümsüyor

Çok Önemli Duyuru

Doğan Dağıtım olağan dışı zam yaptığı için, İnsancıl, Doğan Dağıtım'dan çıkmak zorunda kalmıştır. Dolayısıyla gazete bayiilerinde satılmayacaktır.
Sermaye sanatına karşı mücadele eden İnsancıl'ı desteklemek için bütün okurlarımızın sürdürücü (abone) olması tek çözüm gibi görünmektedir.

Aralık Sayısı

İnsancıl'ın Aralık sayısını buradan online satın alabilirsiniz.

"İlk Adım" Sahnelendi

Cengiz Gündoğdu'nun yeni oyunu "İlk Adım", İnsancıl Tiyatro Topluluğu'nca sahnelendi. "İlk Adım", Cengiz Gündoğdu'nun 2009 yılında yazdığı üç kişilik yeni bir oyun. Oyun içinde oyun... Eser, yarattığı karakterle tartışan yazarın öyküsünü anlatıyor. Kişiliğin, yaşam üzerine  etkilerini ele alan oyun, düşlerini gerçekleştirmek için çabalamayan insanların savrulmuşluğunu gözler önüne seriyor.   

İnsancıl, İdefix'te

İnsancıl Dergisi'nin http://www.idefix.com adresinden satışına başlanmıştır.

Abonelik

Yurtiçi yıllık abone bedeli: 84.000.000 TL 84 YTL
Yurtiçi ödemeler için
T.İş Bankası Parmakapı-Beyoğlu -İstanbul Hesap No. 1042 0577792

Posta Çeki: 666043
Yurtdışı yıllık abone bedeli:
70 Euro
Yurtdışı ödemeler için
T. İş Bankası Ataköy-İstanbul 1137 30100317 9305 (Euro hesabı)

T. İş Bankası Parmakapı-Beyoğlu -İstanbul

1042 301000 01 53677 (Dolar Hesabı)
»»»» Ödemeler Berrin TAŞ adına yapılacaktır.

İnsancıl'dan Yeni Çıkan Eserler

Mevsimsiz Fırtına

Zeynep Apaslan'ın yeni şiir kitabı.

Yaşamak Zor da Olsa                                              

geriye dönüş
bir intihardır
yaşamak zor da olsa
ölmekten
üreterek
kendini
var eden
özgürdür
bedeninden

"Zeynep Alpaslan'ın şiirinde kendi yaşam alanını koruma mücadelesi veren bir kadının seslenişi duyulur." Berrin Taş

 

Seni Arıyorum Çocuk

Gonca Tüç'ün yeni şiir kitabı.

Hoşgeldiniz Sınıfıma

                                                 Öğrencilerime
Günaydın
Uykulu gözlerinde
Düşlerde dolaşan Burçak öğrencim
Günaydın
Saçlarında
Geceden kalma
Yıldızlar taşıyan Ayşenur öğrencim
Günaydın
Dedesinin
Analattığı masalları
Sınıfıma getiren Vahdet öğrencim
Düşlerinizle
Yıldızlarınızla
Masallarınızla
Hoşgeldiniz sınıfıma...

"Gonca Tüç, çocuğun dünyasıyla büyüklerin dünyası arasındaki ayrıma dikkat çekiyor.(...)Gon Tüç'ün şiirlerinde oynamayı unutturan öğretim sistemimize eleştirel bir bakış var(...)." Berrin Taş

 

Gelecek Ağacı

Berrin Taş'ın yeni şiir kitabı.

Gövdesinden taşan bir
banyan ağacıyım
ellerimi yitirdim

ötelerde
parıldayan düş
sevinçle
göz kırpıyor
köklerime.


 

Peluşko

Berrin Taş'ın şiir kitabı.

"ey benim
insan yalnızlığım
ateşte üşüyen kelebek
sabaha geçikmiş
şarkılarım
şiirim
aleve bandığım
ekmek

aleve bandığım
ekmek"


Bir Çift Martı Görmüştü Çocuk

Pelin İstanbulluoğlu
Yayıma hazırlayan Berrin Taş

Önsözden :
"Pelin'in yazılarını, günlüklerini ve şiirlerini bir arada yayımlamak istememin iki nedeni var. İlki kızını yitiren bir annenin, gidene karşı son görevini yapma isteğidir. Bu isteği Pelin'in on dört yaşındayken yazdığı Şili Stadyumundan Arta Kalan şiiri verdi bana. Şiirde faşizmin gençliğin geleceğini karattığını söylüyor Pelin. Şu dizeler onun ardından sık sık kuklarımda yankılandı.

Yürüdük karlı yol boyunca
adımlarımızın izi yoktu
izleri çaldılar onlar
kara gözlüklerinin sapına astılar.

Gidişinin ardından defterler dolusu acımı döktüğüm güncelerin birinde bu dizelere şöyle yanıt vermişim. "Ah kızım...yanılıyorsun. Senin izin var, şiirlerini ortaya çıkardım. Şiirlerini..İzlerini hiç kimse çalamayacak senin. Ne yazık...bunu sen bilemeyeceksin...."

..........

"Yetmez bir saçın
İki kış gerek bana
Kışları saçların üşür
Üşümez kış kışla
İki kış gerek bana"

Sevgiliye

Meryem Fehime Oruç'un şiir kitabı.

Berrin Taş'ın önsözünden : " Elinizdeki bir ilk kitap. Meryem Oruç'un acılardan, sorgulamalardan damıttığı şiirler. Acı neyin acısı, sorgulamanın kökeninde ne var, onu anlatmaya çalışacağım.
Acı, kadının insani haklarının ayırdında bile olmadığı bir toplumdaki ezilmişliğinin acısı. Bu ezilmişlik kadının sırtında taşıdığı yükle artar. Anadır, kız evlattır, eştir, sevgilidir; emeğin sömürülüşü de eklenince acı büyür. Sorgulama burada başlar. Sorgulama, sömürü ve ezilmişliğe karşın direnmeyi yaşama biçimine dönüştüren bir arayışın sonucudur.

Konuş
Konuş duyulursun
Fısıltı kartopu yutulursun.
Bedenin baharda göçer adasın
Yazın okyanusta kayıp.
Duymuyorum ne diyorsun?

 


Gözleri Sözleri

Mustafa Tabak'ın şiir kitabı.

Mustafa Tabak'ın şiir dili " şairin kendini, insanın şiirini yazan şairlerle birlikte duyumsadığını gösteriyor. Haklıdır şair, insan ancak elele yürüdükleriyle insanlığını derinden duyumsayabilir" (Berrin Taş)
"...Tabak, insandan elini çekmeyen genç bir şair...Onun, bunun dolantısına kalmadan, insandan elini çekmeden yaşar. Şiirini hep insan için yazar..." (Cengiz Gündoğdu)
"...Tabak, hem genç, hem de arayış içinde olan bir şair. Aramak ve şiir üzerinde düşünmek, daha güzele varmanın ön adımıdır..." (Güngör Gencay)

...
İsmini unutmaya çalıştıkça
Büyüyorsun
Büyüdükçe
Dilimin ucuna geliyorsun
İsyan Oluyorsun
Sokaklarda senin bağırmamı
Engelleyenlere



Danilov Manastırı'nın Çanları

Orhan İyiler

"Lenin Ülkesinde Neler Oluyor"u yazmaya başlamadan önce 1989-1993 yılları arasında çeşitli sol dergilerde yayınlanan yazılarımı yeniden özenle gözden geçirme gereğini duydum. Birden şunu gördüm: Yalnızca bugün Lenin ülkesinde neler olup bittiğini anlamak için değil ama 21 . yüzyıldaki büyük değişimin nasıl gerçekleştiğini ya da geçekleştirildiğini kavramak için de Danilov Manastırı'nın Çanlarını okunması gerekiyor. Nedeni de şu: ÇANLAR'ın kapsadığı dönem 20. yüzyılın bitimine doğru gezgenimizdeki o müthiş politik depremin sosyalist sistemleri yerlebir ettiği dönemi kapsıyor."




Cengiz Gündoğdu'nun eseri Ekmek'in genişletilmiş 2.baskısı çıktı.


Taze Demlenmiş Çay Gibi...

İnsancıl için toplantılar nisan ayında başladı. Yedi ay süren ciddi, samimi bir çalışmadan sonra ilk sayımızla kültür-sanat dünyasındayız. En başta şunu söylemeliyim. İnsancıl, sanatta, insani - gerçekçi çizginin dergisi. Devamı

Nursen Ural - Direnen Sesim

"Bir Şair daha yola çıkıyor. Şiir evreninden damıtılmış dizelerle ben de varım, diyor. Söyleyecek sözüm var yaşama dair. Konuşmayı unutmuştum, kurumuştu ağzım dilim, sözcüklerim canlılığını yitirmişti. Şiir tuttu elimden. Şimdi usul usul pas tutumuş dilimi onarıyorum. (...) Nursel Ural bu ilk kitabıyla sanki okura söz veriyor. Günübirlik olana teslim olmayacağım, insan türüne yakışmayan ne varsa karşı çıkacağım, konuşmayı sürdüreceğim, susmayacağım, yılmayacağım diyor." (Berrin Taş)

Umut aşılı öfkemde
ırmak ırmak çoğalacak imgemi arıyorum,
dallarını köklerin acısını dışlarken...

Dilek Yılmaz - Kırmızıda Buluşma

"Kendisi için yaşamayı unutmuş kadın, yalnızlığını duyumsar. Bir erkeğin yaşamını kolaylaştırmak için kurgulanmış yaşamı kadına, emeklerinin karşılığını ölümcül bir yalnızlık sunarak öder. Dilek Yılmaz'ın şiirlerinde kendisi için yaşamayı isteyen 'geleneklerin çürümüş duvarı altından' çıkma mücadelesi vermiş kadınlar da vardır..." (Berrin Taş)

Kadının İçi Konuşması
Yıkıcı bir alışkanlıkla,
Soru sormadan,
Silik bir gölge gibi yaşadım
Geleneklerin çürümüş duvarı altında.
Bir hiçe dönüştü varlığım,
Bakamıyorum aynalara.

Berrin Taş- Cehennem Şiirleri (şiir)
Türkiye'de "hapishaneleri modernleştirme" dil örtüsüyle F tipi hapishaneler yaptırıldı. Devrimciler F tipi hapishanelere girmek istemediler. Bir süre bu tartışıldı Türkiye'de. Eylemler yapıldı. Sorun çözüldü, çözülecek derken 19 Aralık 2000'de, sabaha karşı hapishanelere "Hayata Dönüş Operasyonu" düzenlendi.
Berrin Taş'ın Cehennem Şiirleri'nin konusu bu.

Nicedir
uyuyordu sanat
uçuşan sözcüklerle
bulanık resimler arasında
silinmişti insan yüzü

şiirler konuşmuyordu
kapandı şair
yoksunluğun karanlık mağarasına
söz erteledi gücünü


Servet Çolak- Renkler (öykü)

Ayağa kalktım. Hiçbirşey söylemeyen başkalarını düşündüm. Onların ne zaman ayağa kalkacaklarını merak ettim. Belki bir gün... Pencereye yaklaşıp dışarıya baktım. Gün çoktan gecenin siyah koynuna girip kaybolmuş, yeni günü döllemişti. Güneş daha fazla görmek istemediği, kalbi taşlaşıp içten içe çürümüş bu kenti, karanlığı terk etmiş, çekingen soluk ışığını toplayıp başka yere göçmüştü. Kentte mezar sessizliği egemendi. Bulutlar perde çekse de, Sabah Yıldızı'nın her zamarki yerinde parladığını biliyordum. Kriz Öyküsünden

   
      



Mustafa Tabak- İmgelerimizi Kaybetmedik Daha (şiir)

Bir sivrisineğin hayatı hayatım
İnsanların karanlık ruhlarını emiyorum
Ki ben böyle yaparak
Kendimi bir arı görmek
Çiçeklerden onak
İstiyorum

Anket
 
İnsancıl Atölyesi'nde verilen seminerlerden haberiniz var mı?

Evet
Hayır
Yalnızca duydum, ayrıntıları bilmiyorum



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy: 688
Yorum: 0
 
Giriş
 
Üye Adı

Şifre

Hala hesabınız yok mu? Hemen açabilirsiniz. Kayıtlı bir kullanıcı olarak tema yönetici, yorum ayarları ve isminizle yorum gönderme gibi avantajlara sahip olacaksınız.
 
Popüler
  Bu gün için henüz önemli bir haber yok.  
Bu bir PhpNuke yazılımıdır. Tüm telif hakları İnsancıl Derigisi'ne aittir. Site içeriği izinsiz kullanılamaz.Phronesis.NET tasarımıdır